Deniz ürünlerinin tümü, kırmızı et ve tavuktan daha az düzeyde yağ ve doymuş yağ içerdikleri için sağlığınız için daha yaralıdır. Dolayısıyla düzenli olarak balık tüketmek, kan kolesterol seviyelerinizi düşürmeye yardımcı olabilir. Deniz ürünleri bazı vitamin ve mineralleri de içerir. Ayrıca son zamanlarda ilgi çeken bir diğer konu da omega-3 yağ asitleri açısından da zengin olmalarıdır.
Omega-3 yağ asitleri farklı yapıda olan çoklu doymamış yağ asitleridir ve özellikle soğuk sularda yaşayan uskumru, ton, somon, sardalye, gibi yağlı balıklar ile gölde yaşayan alabalıklarda daha fazla bulunur. Ayrıca kanola ve soya yağlarını da bir miktar içerir. Kesin olmamakla birlikte, yapılan bazı çalışmalarda, omega-3 yağ asitlerinin, plateletlerin arter duvarına yapışmasını önlediği bildirilmiştir.
Sonuç olarak omega- 3 yağ asitlerinin, kan damarlarının hasarına ve kalp ataklarına karşı koruyucu etkisinin olabileceği düşünülmektedir.
Omega-3 yağ asitleri tek başlarına kalp hastalıklarının çaresi olamazlar fakat deniz ürünlerinin bileşimindeki diğer besin öğeleri ile birlikte koruyucu etki gösterebilirler. Bunlardan faydalanabilmek için balığı beslenme alışkanlıklarınız içine sokmalı ve haftada 2-3 kez deniz ürünlerinden tüketmeye özen göstermelisiniz.
Balık yağı tabletleri, omega-3 yağ asitlerini içermekle birlikte, balık yerine supleman olarak önerilmektedir. Balık yağı tabletlerinin kullanım dozu, etkinliği ve güvenilirliği hakkında kesin bilgi bulunmamaktadır. Tablet kullanmak yerine beslenme alışkanlıklarınız içinde balığa daha çok yer verebilirsiniz.
Organik Besin nedir?
Bazı besin gruplarını tanımlamada kullanılan `organik` terimi yanlış kullanılmaktadır. Bitkisel ve hayvansal bütün besinler yaşayan organizmalardan gelir ve hepsi karbon içerdiğinden teknik olarak organiktir. Doğru olan terim `organik olarak yetiştirilmiş` veya `organik olarak üretilmiş` tir. Bu terimler, taze veya işlenmiş besinlerin, az gübreyle veya hiç gübresiz veya pestisit ile yetiştirildiğini, üretildiğini tanımlar.
Organik yöntemlerde genellikle, insektisitler ve ürün rotasyonu ile ürüne zarar veren zararlılar kontrol edilir. Çevrede doğal olarak bulunan sülfür, nikotin, bakır gibi kimyasallar pestisit yerine kullanılabilir.
İddialara rağmen, organik olarak üretilmiş besinlerin daha sağlıklı veya güvenli olduğunu gösteren bilimsel kanıtlar yoktur. Organik veya geleneksel tarımın ikisi de besleyici besinler sunar. Çalışmalar, organik olarak üretilenlerle, geleneksel olarak üretilenler arasında herhangi bir önemli aroma farkı olmadığını göstermektedir. Tüketici tarafından algılanan tat değişikliklerini, besinin çeşidi, yetişme koşulları ve hasat zamanındaki olgunluğu açıklayabilir.
