Dünyada soyu tükenmekte olan 120 memeli arasında yer alan Türkiye’de, Ege ve Akdeniz’de çam ormanları arasında yaÅŸadığı bilinen ancak bugüne dek sadece bir trafik kazası sonrası yaralı olarak görüntülenebilen kedigiller familyasından karakulak, Hacettepe Üniversitesinden iki öğrencinin proje çalışmaları esnasında görüntülendi.
Türkiye’de yaÅŸadığı bilinen ama görüntülemeyen Karakulaklardan bir tanesi tesadüfen kaza sonucu ortaya çıkmış ve 14 Mayıs 2008 tarihindeki haberimizde bu türün yurdumuzda yaÅŸadığı ilk kez sitemizde yayınlanmış ve görüntüleri de ilk kez o zaman kullanılmıştı.
DoÄŸa DerneÄŸinin Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Ekoloji Grubundan 3 öğrenci ile MuÄŸla’da, Çevre ve Orman Bakanlığı DoÄŸa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) ile de Antalya’da ortaklaÅŸa gerçekleÅŸtirdiÄŸi iki proje sayesinde, Antalya, Mersin ve MuÄŸla çevresinde çam ormanlarında yaÅŸadığı bilinen ”Karakulak”ın fotoÄŸraf çekildi.
DKMP Yaban Hayatı Yönetimi Åžube Müdürü Cemal Akcan, Türkiye’de uzun süredir görülmeyen Karakulakın Antalya’nın Düzlerçamı mevkisinde görüldüğü yolunda bilgiler aldıklarını belirterek, ÅŸunları söyledi:

”DoÄŸa DerneÄŸi ile protokol yaptık. Karakulakların varlığını ispatlayabilmek için, dünyada nadir hayvan türlerinin bir alandaki varlığını tespit amacıyla kullanılan, arazide belirlenen noktalara yerleÅŸtirilen her türlü hava koÅŸullarına dayanıklı özel bir kutu içinde bulunan ve kendi kendine çalışan bir çeÅŸit fotoÄŸraf makinesi olan 20 fotokapan kurduk. Fotokapanlar, milli park alanı ve yaban hayatı geliÅŸtirme sahası olan Düzlerçamı’nda 1 ay süreyle kaldı. Bu fotokapanlardan biri, bir karakulak görüntülemeyi baÅŸardı. Çalışma gelecek kış mevsiminde tekrarlanacak.”
Antalya ve MuÄŸla’daki iki çalışmaya da katılan DoÄŸa DerneÄŸi’nin Memeli AraÅŸtırma ve Koruma Koordinatörü Dr. Özgün Emre Can ise karakulakın, Türkiye’nin nadir kedi türlerinden birisi olduÄŸuna iÅŸaret ederek, ÅŸu bilgileri verdi: ”Dünya genelinde karakulak ekolojisi konusunda güvenilir bilimsel veriler son derece sınırlı. Türkiye’deki karakulak popülasyonu ve bu türün ekolojisi konusunda ise saÄŸlam bilimsel veriler bulunmamaktadır. Bu nedenle karakulakların mevcut durumlarının anlaşılması ve türün korunması, gereken faaliyetlerin planlanması için MuÄŸla ve Antalya’da iki ayrı proje yürütülüyor. Karakulak konusunda Türkiye’deki ilk projeyi Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü öğrencileri Anıl Soyumert, Yasin İlemin ve Alper Ertürk yürütmeye baÅŸladı. Karakulak konusundaki ikinci proje ise Antalya’da DoÄŸa DerneÄŸi ve DoÄŸa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir. Bu projeler sayesinde Türkiye’de dağılım gösteren karakulaklar üzerine ilk bilimsel verilere ulaşılacak ve bu sayede karakulakların MuÄŸla ve Antalya’daki durumları, bu iki popülasyonu tehdit eden faktörler ve türün korunması için yapılması gerekenler ilk kez ortaya konulacak.”
Dr. Can, hem MuÄŸla hem de Antalya’nın yoÄŸun insan baskısı olan, turizm açısından önemli alanlar olmasına raÄŸmen karakulakların bu alanlarda varlıklarını sürdürebilmesinin Türkiye için sevindirici olduÄŸunu da vurguladı.
İNANILMAZ ÖDÜL
Projeyi yürüten öğrencilerden Anıl Soyutürk de, arkadaşı Yasin İlemin’in bölgede 2 yıldır sürdürdüğü projeyi diÄŸer arkadaşı Alper Ertürk ile bu yıl devraldıklarını anlattı.
Soyutürk, ”Alper ile fotokapanları mayıs ayında kurduk. Önce karakulakların izlerini araÅŸtırdık, ormanın içindeki patikaları tek tek gezdik. Haziran ayına kadar fotokapanlar kurduÄŸumuz yerlerde kaldı” dedi. Soylutürk, haziranda kontrola gittiklerinde yaÅŸadıklarını ise şöyle anlattı: ”Çok sıcak bir gündü. Fotokapanı aldık. DiÄŸerlerini de toplamak için hemen arabaya binip yola çıktık. Toprak yolda giderken dayanamadım, fotokapanı incelemeye baÅŸladım. Karakulakı görünce Alper’e ‘Dur’ dedim. Arabayı durdurunca hiçbir ÅŸey söylemeden kamerayı uzattım. O bölgede karakulak olduÄŸunu biliyorduk ama bu kadar güzel, bu kadar net bir fotoÄŸraf çekebilmeyi beklemiyorduk. İnanılmaz bir ödül oldu. Bu hayvanlar gündüz dolaÅŸmaz. Gündüz fotoÄŸraf çekmiÅŸ olmaktan, kamerayı doÄŸru yere kurmaktan büyük mutluluk duyduk.”
ADINI TÜRKLER KOYDU
Dış görünümüyle vaÅŸaka benzetilse de aslında tamamen farklı bir tür olan karakulaka adını, kulaklarının kenarındaki siyah çizgilerden esinlenerek Orta Asya’da Türkler koydu. Karakulakın Latince adı da bu nedenle ”Caracal Caracal” olarak benimsendi.
Ortalama ağırlığı 7 ile 9 kilo arasında değişen karakulaklar yalnız yaşmakta olduğu biliniyor. Geceleri avlandığı ve doğada çok iyi gizlenebildiği için vahşi yaşamda görebilmek çok zor olan karakulaklar, küçük kemirgenler olan tavşan, tarla faresi ve sincap, nadir olarak da meyve ile beslenmekte. Son derece atik olduğu bilinen hayvan, bir kuşu havalanmak üzereyken yakalayabilmekte.
