Ormanlar ve orman yangınları

Ormanlar ve orman yangınları

Ormanlar ve orman yangınları
Orman, belirli yükseklikteki ve büyüklükteki çeşitli ağaçlar, çalılar, otsu bitkiler, mantarlar, mikroorganizmalar, böcekler ve hayvanlar bütününü içeren, topraklı alanda genellikle doğal yollardan oluşmuş bir kara ekosistemidir.

2000 yılı itibarıyla Dünya’nın toplam ormanlık alanı 3.869 milyon hektar olup ormanlık alanın büyüklüğünün dünyanın toplam kara alanına oranı %29,6 dır.

Ormanların birçok çeşidi olup, hepsinin farklı özellikleri vardır. Bu çeşitlere örnek olarak ekvatoral yağmur ormanları, mangrov ormanları, tropik yapraklı ormanlar vs. örnek olabilir.

Orman çeşitleri
🌲 Ekvatoral yağmur ormanı : Dünyanın en canlı, en kuvvetli ve yayılma kabiliyeti en yüksek olan orman tipidir.
🌲 Mangrov ormanları : Tropiklerde birçok deniz etekleri, kendine has tipik bir orman formasyonu taşırlar.
🌲 Muson ormanları : Muson iklimi etkisi altındaki ağaçlar daimi yeşil, derimsi yahut tüylü yapraklar taşırlar.
🌲 Tropik iğne yapraklı ormanlar : Güneydoğu Asya’da ve Orta Amerika’da, çeşitli çam türlerinin meydana getirdikleri geniş ormanlar, bilhassa dağlık yerlerin fakir topraklarında yaygındır.
🌲 Tayga ormanları : Taygalar, ormanda alt tabakanın bir kısmını meydana getirirler. Geniş yayılan rizomları sayesinde sürgün vererek çoğalırlar.
🌲 Yağmur yeşili yapraklı orman (kış ormanı) : Tropik memleketlerin, yazları periyodik kurak ve çok sıcak, kışları yağmurlu iklim mıntıkalarında görülür.
🌲 Sert yapraklı orman : Sert yapraklı orman, yazları sıcak ve yağışça fakir, kışları ılıman, fakat yağışça zengin yörelerde yayılış gösterir.
🌲 Yazın yeşil yapraklı orman (Yaz ormanı) : Kuzey yarı kürenin belirli derecede serin kışlara sahip olan ve yazlarla kışlar arasında mevsim farkları gösteren enlemlerinde görülür.
🌲 İğne yapraklı (ibreli) orman : Yayılış sahası, Kuzey yarı kürenin kışları sert, düzenli kar ve don mevsimleri gösteren yüksek enlemleridir.
🌲 Galeri ormanları : Afrika, Güney Amerika ve İç Anadolu’nun yağmurca fakir, kurak mıntıkalarında nehirler boyunca, dar veya geniş şeritler halinde oldukça kuvvetli büyüyen ormanlar meydana gelir ki, bunlara galeri ormanları denir.
🌲 Bataklık ormanları : Tropik bölgelerin geniş, sürekli su altında kalan, bataklık bölgelerinde rastlanır. Florida’nın bataklık servisi ormanları bu ormanlara örnek olarak gösterilebilir.

Orman Yangınları
Orman Yangını : Serbest yayılma eğiliminde olan ve ormanda yaşama birliği içinde bulunan canlı ve cansız bütün yakıtları yok edebilen ateştir.

Yanma olayı ısı, oksijen ve yanıcı maddelerden oluşan üç unsurun bir arada olmasıyla meydana gelir. Yangının sönmesi için de bu üç unsurdan birinin ortadan kaldırılması gerekmektedir.Yanma olayı için, 260-400 C0 ‘den, oksijenin %15’den fazla olması ve yeterli miktarda yanıcı maddenin bulunması şarttır.

Ülkemizde iki çeşit orman yangını vardır. Bunlar örtü ve tepe yangınlarıdır.
🌳 Örtü Yangını : Orman toprağını örten ölü ve diri örtüyü yakan yangındır.( Ot, çayır, funda, fide, fidan, yaprak, yosun,humus, kuru dal, kütük, devrik, kesim artıkları v.b)
🌳 Tepe Yangını : Ağaç ve ağaçcıkların tepelerini de yakarak ilerleyen yangındır. En tehlikeli yangın türüdür.

Bütün yangınlara aynı yöntemle müdahale edilmez. Bazı yangınlara baş kısımdan müdahalede bulunulurken, bazı yangınlara ancak kanatlardan müdahalede bulunulabilir.

Ormanları yangınlara karşı korumak için öncelikle şunlara dikkat edilmesi gerekir
🌱 Ormanlara cam ve cam kırıkları atılmamalı. Cam, güneş ışığını bir büyüteç gibi çimenlere çeker. Çimenler, tutuşarak çimenlerin alevlenmesine yangının oluşmasına neden olacaktır.
🌱 Mangal küllerini soğutmadan dökmemeliyiz. Çünkü çimenler tutuşabilir.
🌱 Sigara izmariti yanık olarak atılmamalı,çünkü sigara izmariti çimenleri yakar ve yangın oluşur.
🌱 Bir yangın gördüğümüz zaman 110 yangın ihbar hattına bildirmeliyiz.
🌱 Halk görevli kişiler ve çevre örgütleri tarafından bilinçlendirilmeli, bu konuda seminerler ve konferanslar düzenlenmelidir.

Orman yangınlarının nedenleri
Dikkatsizlik ve ihmalkarlık nedeniyle her yıl hektarlarca orman, kısa sürede yok oluyor. Orman yangınları neden çıkıyor? Ormanların yok olmasının zararları neler?
🔥 İhmal ve dikkatsizlik nedeniyle çıkan orman yangınları
🔥 Ormanda güvenlik tedbiri alınmadan ateş yakılması
🔥 Yakılan ateşin söndürmeden bırakılması
🔥 Sönmemiş sigara izmariti ve kibritin yere atılması
🔥 Orman içinde veya bitişiğindeki tarlalarda istenmeyen ot veya anızın yakılması
🔥 Gece aydınlatma için ormanda ateşle dolaşılması
🔥 Cam ve cam kırıklarının ormanda bırakılması
🔥 Çocukların orman içinde ateşle oynamaları
🔥 Kasıtlı çıkarılan orman yangınları
🔥 Tarla veya otlakları genişletmek için ormanın bilerek yakılması
🔥 Orman içinde yapılan kanunsuz işleri gizlemek için yangın çıkarılması
🔥 Birilerinden intikam almak veya bir şeyi sabote etmek için yangın çıkarılması
🔥 Yabani hayvanları uzaklaştırmak için yangın çıkarılması

Orman yangınlarının zararları
🔥 Biyolojik çeşitlilik büyük zarar görür.
🔥 Ormanlarda yaşayan canlıların yaşam alanları yok olur.
🔥 Canlı ve cansız örtünün yok olmasıyla erozyon, sel-taşkın ve hava kirliliği gibi doğal afetlerin sayısında ve hızında artma görülür.
🔥 İklim sisteminde (sıcaklık, rüzgâr, nem ve yağışa doğrudan etki ederek) bozulmalar görülür.
🔥 Orman ve orman ürünlerine dayalı turizm, sağlık, spor, avcılık gibi sektörler olumsuz yönde etkilenir.

Ülkemizde orman korumanın tarihçesi
Ormanların korunmasında ilk düzenleme; 1839 yılında yürürlüğe konulan “Orman Nizamnamesi”dir.
Bunu sırası ile:
🛡️ 1856 yılında çıkarılan “Arazi Kanunnamesi”
🛡️ 1870 yılında çıkarılan “Orman Nizamnamesi”
🛡️ 1917 yılında çıkarılan “Devlet Ormanlarının İdaresi Kanunu”
🛡️ 1920 yılında çıkarılan “Baltalık Kanunu”
🛡️ 1924 yılında çıkarılan “Mevcut Bütün Ormanların İdaresi ve İşletilmesi Hakkında Kanun izlemiştir.
🛡️ Ormancılığa bütünlük kazandıran en geniş kapsamlı ilk yasa 1937 yılında yürürlüğe konulan “3116 sayılı Orman Kanunu” olmuştur.
🛡️ Aynı yıl 3157 sayılı Kanunla Tarım Bakanlığına bağlı, Tümen çapında “Orman Genel Komutanlığı” kurulmuştur.
🛡️ 1937 yılında ayrıca Orman Genel Müdürlüğünün ilk Teşkilat Kanunu olan 3204 sayılı Yasa çıkarılmış, 1942 yılından itibaren İl Merkezlerinde “Çevirge Müdürlükleri” kurulmuş zamanla isimleri “ Revir Amirlikleri” olarak değiştirilmiştir.
🛡️ 1945 yılında çıkarılan 4767 sayılı Yasa ile (1937 de kurulan) Orman Genel Komutanlığı lağv edilmiş, Revir Amirliklerinin adı “Orman İşletme Müdürlüğü” olmuş, Orman Koruma görevleri de tamamen Orman İşletme Müdürlükleri, Orman Bölge Şefleri ve Orman Bakım Memurları’na verilmiştir.
🛡️ Merkezde Ormanların Korunması ile ilgili görevler başlangıçta “Koruma ve Mülkiyet Dairesi”ne verilmişken 1970 yılında bu daire Koruma Dairesi Başkanlığı ile Mülkiyet Dairesi Başkanlığı olarak ikiye ayrılmış, Koruma Dairesine; Koruma, Yangın ve Telekominikasyon, Zararlılarla Mücadele Şubeleri bağlanmıştır.
🛡️ Halen koruma hizmetleri merkezde; Orman Genel Müdürlüğünün ana hizmet birimleri olan “ Orman Yangınlarıyla Mücadele Dairesi Başkanlığı” ve “Orman Zararlılarıyla Mücadele Dairesi Başkanlığı” tarafından yürütülmektedir.

Bu dairelere sırasıyla:
👮 Orman Yangınlarını Önleme, Orman Yangınlarıyla Mücadele, Elektronik Haberleşme, Havacılık, Meteoroloji ve Simülasyon, Yangın Güvenliği Şube Müdürlükleri ile

👮 Orman Zararlıları ile Mücadele, Ormancılık Karantina, Orman Koruma, Orman İçi Korunan Alanlar, Otlatmanın Düzenlenmesi ve Kontrolü, Orman Ekosistemlerini İzleme Şube Müdürlükleri bağlı bulunmaktadır.

Ormanların yasadışı insan müdahalelerinden korunması işi;
👮 1923 – 1937 yılları arasında Orman Muhafaza Memurları, 1937 – 1945 yılları arasında Orman Askerleri tarafından, yürütülmüş, bu tarihten sonra yeniden Orman Muhafaza Memurlarının sorumluluğuna verilmiştir.
👮 1945 -1982 yılları arasında Bölüm (ayrım) sistemi ile yürütülen orman hizmetlerinde 1982 – 1993 yılları arasında Toplu Koruma sistemi uygulanmış, 1993 yılından 2006 yılına kadar; Toplu Koruma, Bölüm Koruma, Sabit Ekip ve Seyyar Ekip’lerden oluşan karma sistem halinde çalışılmıştır.
👮 2006 yılından itibaren ise Toplu Koruma, Bölüm Koruma, Hassas Alan Koruma ve Acil Müdahale Ekipleri halinde çalışılmaktadır.

Çağatay Tavşanoğlu @CTavsanoglu


Burada bir ağaçlandırma kampanyasının reklamını yapmak istemem ama, aslında yangından sonra ağaçlandırma yapmamamız gerektiği ve bunu kamuoyu baskısı nedeniyle yapmak zorunda kaldıklarını TEMA Vakfı başkanından duymak önemli.

Çağatay Tavşanoğlu @CTavsanoglu


İnsanlar daha Afrika’dan Akdeniz’e gelmeden bu ormanlar zaten yanıyordu. Fakat kendilerini yenileyebiliyorlar. Böyle özellikleri var. Kaldı ki orası orman da olmayabilir, bir çalılık olabilir. Akdeniz’de birçok bölge böyle zaten. Fakat bir ezber var, her yer orman olmalı diye. Bozkıra bile ağaç dikme hevesi bundan kaynaklanıyor. Afrika’da savanları ağaçlandırmaya çalışmak bundan kaynaklanıyor. Bir yanlış anlaşılma var.

Yanan ağaçları keserek dalları yere serebilir ve bu sayede erozyonu da önleyebilirsiniz. Çünkü bunu yaparsanız topraktaki erezyonu da engelliyorsunuz. Sonrasında illa destek vermek istiyorsanız, kızılçam tohumu ekebilirsiniz. Böylelikle bu alanı sürmediğiniz için diğer türlerle ağaçların birlikte büyümesini, ekosistemin yenilenmesini sağlayabilirsiniz. Bir miktar tohum desteğiyle bu alanlar yeniden orman haline büründürülebilir.


T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı @TCTarim 30 Temmuz ‘’Havada ne kullandığınız değil, yere ne kadar su attığınız önemlidir…’’

(Visited 53 times, 1 visits today)

benzer yazılar

ilgili yazılar

Leave a Comment